ABD
BORGES 'E OLAN İLGİ SÜREKLİLEŞTİ

jeanch.jpg (23366 bytes)

Edebiyatın alışkanlıkları

Borges, her dönem yeniden keşfediliyor. Amerika 'da yayımlanan Borges seçkisinin değerlendirme yazısı, iyi bir Borges çözümlemesi...
Collected Fictions (Seçme Öyküler), Jorge Luis Borges, İngilizceye

Çeviren: Andrew Hurley

Eric Charlson

 

Borges, diğer kişiliği ile her zaman iyi anlaşıyordu. …taki kişilik, rahat ve engin bilgililiği, ara sıra ortaya çıkan acemiliği ile yarım yüzyıl boyunca hikâyelerin ve yazıların sesi oldu. Bu, şımartılmış ve ihtiyar bir şöhrete yakışır bir biçimde ders salonları ile Amerikan Üniversitelerinde kibarca onore edilen Borges tarafından, ünü günlük hayatta akseden bir roldü. O günümüzün Milton 'u olarak övüldü. Fakat Borges, körlüğü, mütevazılığı ve kibar humor 'u kadar iki küçük hacimli kitabıyla ünlendi: Kurgular ve Alef. Yazarın görgülü arkadaş imajı, kibar ironisi; keşfedilmeze ve hayatın ana gerçeklerine dair sıkıntı veren ısrarı ve edebiyat onu konuşmacılara, biyograflara ve okurlara sevdirdi. Ayrıca, hikâyelerinde Borges dediği diğer kişiliğin hatırlanmak istediğini biliyordu. Ağırbaşlı bir mizahla yavaş yavaş diyordu, her şeyimi ona teslim ediyorum.
Bu nedenle Toplu Hikâyeler 'in diğer kişiliğin bir retrospektivi olması hiç de şaşırtıcı değil. Kitaptaki 101 hikâye boyunca anlatıcının sesi ölümsüzlerin mağaralarına ve keşfedilmemiş önemli rahiplerin tutulduğu kafeslere giriyor; antik Müslüman ilâhiyatçılarla akşamlar geçiriyor, "anlatılana göre, zamandaki bir çatallaşmadan dolayı" Arjantinli bir çiftçinin unutulmuş ölümü üzerine teoriler oluşturuyor, hiçbir şey unutamayan bir çocuğun kısa süreli azaplarını kaydediyor. Bütün bir hikâye bir kişinin hayal dünyası ya da hezeyanlarında geçebilir. Dayanakları kitaplarla hafızadır ve bir sikkenin yok oluşu ya da zamandaki bir kırılma geleneksel gerçekçilikteki bir gönül hikâyesi ya da bir akrabanın ölümü kadar önemlidir. Rüyalar da tıpkı masalar ya da ağaçlar gibidir: katı ve onları hayal edeni var olduklarına inandıran sezgisel kanıtlar. Günlük hayatta, hayal kurmanın genellikle panzehir olduğu düşünülür (etrafımızdaki, tamamen zararsız öğelerden biri). Oysa bir Borges hikayesinde, zehirleyici, anıları hatırlatıcı ve yok edici olabilir. Toplu Hikâyeler, kendi hayal dünyasından oluşturduğu kariyeri ile âşina sesi ve sürekli varisi haline gelmiş, kurguların "Borges" ine materyalizmi onaylatmayarak geçirdiği ömrü gösteriyor.
Yazarlar ölünce, der Borges, kitap olurlar. Bu da Borges 'in bütün hayatı boyunca hazırlanır göründüğü bir diriliş gibiydi. Üngiliz kütüphanesiyle büyüdü, çocukluğuna ait ilk hatıralarında kitaplar var ve dokuz yaşında, yerel bir gazetede Oscar Wilde 'İn "Mutlu Prens" çevirisini yayınlatıyor. Eski bir alçak gönüllü kibar Arjantin ailesinde doğdu ve babası tarafından yazar olması kaderi haline geliyor. İlk başlarda, İ diye yazacak daha sonraları, hareket adamı değil de kitap-adam olduğumdan utanç duyuyordum. 30 yaşlarımda falan bu duyguyu attım. Bundan sonra Fervor de Buenos Aires 'i ve daha sonra ilk hikâyelerini yayınlattı. 30 'ların sonu ve 40 'ların başlarında en bilinen kısa hikayelerini yazmaya başladı. 1941 'de biten "Quixote 'un Yazarı Pierre Menard" ile "Döngüsel Tapınağın Kalıntıları" Borges 'i Borges yapan ve hikâyelerini tanıtan absürd sofistikeliğin ve dramatik humor 'un mühürleridir.
Borges kendine has bir tarzı olmasına rağmen hiçbir zaman bir estetik anlayışı oluşturmak için can atmadı. Ve bu da yazarın tadları ve alışkanlıklarının bir tema ya da mesaj kadar önemli olduğu hikâyelerdeki ßeffaf kişiliğe övgü. Marcel Proust 'a göre büyük romancılar, değişik değişik kitapları değil, bir tek kitabı durmadan yazmakla uğraşırlar. Bu da neden 101 hikâye boyunca bir süre önce okumaya başladığınız hikâyeyi okuyup durduğunuz fikrine ya da en azından, Borges 'in yıllar ve sayfalar önce yazdığı bir hikâyenin hâlâ taslağını çıkaramadığınız hissine kapılmanızı açıklar. Nadiren bir hikâyenin 10 sayfayı geçtiği oluyor. Çoğu bize benzer tuhaflıklar listeleri sunuyor; sapkınlarla tarihi serseriler, kayıp kitaplar, kutsal metinlerle çalınmış elyazmaları, sikkelerle geçmişten pencereler.
Muhtelif hikâyelerdeki genel monoton havaya kısa ve özlü oluş, ilham dolu izlerin nitelikliliği ve epeyce humor eşlik ediyor.
Zaman, yine de "bana birkaç oyun öğretti" diyor Gölgeye Övgünün önsözünde ve onları okurken tanıyabilsek de onlar anlatımda yazarı zayıflatmıyor. Bunlar büyük bir yazarın tarzıdır: "Hispanicizmin ve Arjantinizmin" ölçülü sakınımı, günlük hayatın dilinin kullanımı ve hallerin ayrıntılarındaki stress.
Borges muazzam etkili bir yazar. Genellikle önemsemediğimiz detaylara kayıtsızca yaklaşıyormuş gibi yaparak belirsizliği yaymak için onların üstünde uzun uzun durur. Rastlantı ve şans olaylara farklı bir ritm sağlar: şeyleri çoğunlukla tekrar etmeyen esrarlı bir dünyanın düzenini öne sürerler. Ve Borges, olayları anlamıyormuş gibi yaparak (bu Kipling 'den ve İzlandalı saga 'lardan öğrendiğim) bizi onların içine sürer. Cehaleti içeri almak için merakın kapısını açar. Borges hikâyesi bir sembol haline gelmiş stil olarak karakterize edilemez. Labirentler, kılıç dövüşleri ve mistik kütüphaneler Borges 'in ticari markaları, ünlü imajları olmuştur. Borges için imajın tekrarlanması imajın etkisini azaltmaz; tam tersine imajın aşırı kullanılmasİ çoğu kez bir imaj ya da söz bütününü derinleştirir ya da parlatır ve bir hikâyenin dili bu nedenle bir başkası için de birbirinin yerine geçer hale gelir. Tedbirli sšzler kitabın eşitsiz parçalarını birleştirir, saklı tekrarlar "suyun bir taşı pürüsüzlerinden kurtarmasİ ve cilalanması ya da insanlığın bir atasözünü parlatması gibi" çalışır. Bu imajlar, sözler ve semboller hikayelerin dokusunu oluşturur.
Düşüncenin tarihini bir düzine ya da buna yakın sayıda kitapla anlatmak dikkate değer bir şeydir ama bunu, üstelik kurgulardaki derinliği, ilginçliği hiç kaybetmeden anlatmak takdire şayandır.
İlk eseri Alçaklığın Evrensel Tarihi 'ndeki hikâyeleri hariç tutarsak, diğerlerinin yapısı ani ve zarif bir şaşkınlıkla patlar. Kitabın özünde yatan birkaç nosyon: "Babil Kitaplığı 'nın" sonsuz ve münzevi   doğasındaki aklın reddi ya da "Tanrının, her şeyi modlar, anlar ya da yansımalar olan bir öz olduğu inancını anlatan" "Alef" ve "Tanrının El Yazması" 'ndaki panteizm. Kavranamayan zaman; sonsuzluk, netice ve rastlantıyla hareket eden hikâyelere düşkünlüğü gibi Borges 'in ana teması olmuştur ("çünkü zaman hafızadan oluşmuştur Ve hafıza da unutuştan meydana gelmiştir").
Bu hikâyelerdeki enerji kendisini, okuru şu ya da bu fikre inandırmak zorunluluğu ile ortaya çıkarmaz. (Retorik bunun için bir araçtır.) Daha doğrusu, Borges hikâyeleri hayal dünyası için misaller yaratırlar. Rüyalar düzeni hakikati çarpıtabilir ve dünyaya anlam verenin bellek olduğu inancından dolayı, doğruluk ve hayaller hakikat olabilir.
Eliot "şairin kendisini dışa vuracak bir kişiliği" değil, (sadece araç olan, kişilik olmayan) izlenim ve deneyimlerin kendilerine has ve beklenmedik yollarla birleştiği özel bir aracı vardır diye yazmıştır. Borges kısa hikâyeleri ile bu hikâyeleri sadece biçimlendirip, sıkıştırarak değil; türün kendisini değiştire değiştire yazarak geçirdiği yıllarla da hatırlanacak.

Boston Book Review
Türkçesi: CELİL CİVAN

sepbar.gif (388 bytes)

g.gif (254 bytes)u.gif (370 bytes)i.gif (252 bytes)